Gothic Community

Gothic, paranormal, psişik yetenekler,gündem,müzik ve dahası !
 
AnasayfaGothic PortalGaleriKayıt OlGiriş yap
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
En son konular
» İhtiyacınız Olan Bakımları Açıklıyoruz
Salı Ağus. 16, 2016 11:50 pm tarafından crocodill

» Hassas Cilt Yapılılar Dikkat
Paz Ağus. 14, 2016 7:05 pm tarafından crocodill

» Bionike Vücut Bakım Ürünleri
Paz Ağus. 14, 2016 6:59 pm tarafından crocodill

» Saç Sağlığında Dikkat Edilmesi Gerekenler
Çarş. Ağus. 10, 2016 9:30 pm tarafından crocodill

» Cildinizin İhtiyacı Olan Bakımlar
Çarş. Ağus. 10, 2016 9:24 pm tarafından crocodill

» Yeni Elancyl Çatlak Ürünleri
Paz Ağus. 07, 2016 8:36 pm tarafından crocodill

» Hassas Ciltler için Çeşitli Ürünler
Paz Ağus. 07, 2016 8:29 pm tarafından crocodill

» Saçlarınıza Özen Gösterin
Çarş. Ağus. 03, 2016 7:47 pm tarafından crocodill

» Cilt ve Saç Sağlığı Bilgilendirmesi
Çarş. Ağus. 03, 2016 7:41 pm tarafından crocodill

Forum
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
Sosyal yer imi
Sosyal yer imi digg  Sosyal yer imi delicious  Sosyal yer imi reddit  Sosyal yer imi stumbleupon  Sosyal yer imi slashdot  Sosyal yer imi yahoo  Sosyal yer imi google  Sosyal yer imi blogmarks  Sosyal yer imi live      

Sosyal bookmarking sitesinde Gothics Community adresi saklayın ve paylaşın

Sosyal bookmarking sitesinde Gothic Community adresi saklayın ve paylaşın
En iyi yollayıcılar
crocodill
 
Chris
 
smartmelo
 
yokolucu
 
b.a.f.
 
mervejik
 
ForumCini
 
kalemci
 
Godmade
 
befrin
 
Kimler hatta?
Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 34 kişi C.tesi Ağus. 27, 2016 3:48 am tarihinde online oldu.
İdeal Kilo
Chatbox mini

Free chat widget @ ShoutMix
Blog
>
Bizi Destekleyin :)
Videolar

Paylaş | 
 

 Gothic Müziğin Tarihçesi

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Chris
Admin
Admin
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 57
Yaş : 25
Kayıt tarihi : 25/08/08

Karakter Sayfası
Gothic Society:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Gothic Müziğin Tarihçesi   Cuma Eyl. 12, 2008 8:30 pm

Gotik muzik.
Gotigin muzikte kullanimi, gotik mimarinin sagladigi genis meydanlarin ve yuksek tavanlarin akustigini kesfeden kiliseler tarafindan baslatilmis ve kiliselerde korolarin olusturulmasina, hristiyanligin orijinalliginden hepten uzaklasmasina neden olmustur. kiliselerde dini amacla kullanilan bu sistem, daha sonralari muzik dunyasina da sicramistir. ve kilise muzigi olarak ortaya cikan gotik muzik, bir sanat akimi olma yolunda evrimine baslamistir. bu konuda ilk orneklere bakacak olursak, notre dame okulu'nun en buyuk iki bestecisi olan leonin'i ve ardindan perotin'i goruruz. (bu sahsiyetler erken polifonik besteci olarak anilirlar, ama biz bugun mozart ve beethoven'i cep telefonu melodilerinden tanidigimiz gibi, polifonik besteci sozcugunu de cep telefonuyla ozdeslestirebiliriz.) perotin'in viderunt omnes adli eseri, bugun bile noel ve yilbasi ayinlerinde soylenmektedir ve ilk gotik eserlerden biri olarak kabul edilmektedir. (o zamanlar turkcell olsaydi hemen reklam verirdi buraya: pviderunt yaz 3343'e gonder, cennete git)
Gotik, kiliselerde once cok seslilige, sonra organum ve ardindan kanon gibi yontemlerin ortaya cikmasina neden olduktan sonra kiliseden cikip halk arasina karisarak evrimine devam etmis ve bugun punk, metal gibi bircok muzik turunde de kullanilir olmustur.
Günümüzde gotik muzik, genellikle kuzey avrupa kokenli metal muzik gruplari icin kullanilsa da, ilk olarak İngiltere'li post punk grubu olan joy division'i tanimlamak icin kullanilmistir. 1977 yilinda warsaw adiyla kurulan ve cikardiklari iki albumden sonra solist ian curtis'in olmesiyle dagilan grup, gotik mimarinin ustalikla canlandirildigi karanlik, soguk ortamlarda sarki soylerdi.
Bugün ise, kuzey avrupali metal muzik gruplarinin sikca kullandigi, bazen dark metal, black metal, hatta power metalle de karistirilabilen bir muzik akimi haline gelmistir. 1990'larin basinda ortaya cikmaya baslayan bu akim, doom ve black metalden evrimleserek ortaya cikmistir. gothic metalin temsilcileri, doom metalin agir rifflerini ve death metalin brutal vokalini karistirip, kilise orglari, kemanlar, yan flutler, klavyeler gibi ekstra enstrumanlar da ekleyerek ve en onemlisi, genelligi soprano olan bayan solistler de kullanarak bu akimi ortaya cikarmislardir. ayrica beauty and the beast seklinde isimlendirdikleri, guzel sesli bir bayan vokal ve brutal vokalin ayni anda soyledigi bir tarz kullanirlar. klavyelere dikilen mumlar, karanlik sahne ve giyilen kiyafetler, izleyicinin de kendini bu atmosfere kaptirmasini saglar. sarkilarinin ana temalari genellikle birbirine benzer: din, cennet ve cehennem, romantizm, korku, depresyon, cesaret, bunalim ve olum gibi konular sikca kullanilir. bunlarin disinda, eski efsaneler ve mitolojilerden de bahsettikleri de gorulur.
Bu gruplara ornek olarak; the sins of thy beloved, theatre of tragedy, tristania, sirenia, the gathering, within temptation, vampiria, trail of tears, erkek vokalli olarak my dying bride, power metal etkilerinin de cok yuksek oldugu nightwish, epica, after forever, evanescence ve soprano kullanmayan bayan vokalli arcana, lacuna coil, lacrimas profundere ve sacrimosa ornek gosterilebilir. Türkiye'den de bir ornek olarak almora'yi verebiliriz.
cradle of filth ve turevleri gibi siyahlar giyip satanist ayinlerine benzer isler yapan gruplari gotik olarak adlandirmak ise koyu renk makyaj yapip ve siyah/mor renkten oteye gitmeyen kiyafetler giyerek "ben de gotik oldum" demek kadar anlamsizdir. gotik, satanizmle asla bagdasmayan bir tarzdir. metal dinleyenlere satanist diyenler dikkat etsin buna. satanizm bambaska bir olay, satanistlerin lucifer diyerek taptiklari seytan gotik kulturde de dislanmistir, nasil bagdassin?

Gotik Çağda Müzik
9. yüzyılda Hoger'in yazdığı müzik el kitabı Musica EncJıiriadis, ses ve çalgı müziğini üç bölümde ele alır: Önce yalın ezgi, sonra ezginin bir oktav (sekizli) aralığında ikinci bir ses ile çiftleşmesi; sonra da üç, dört ve beşli aralıklarda bir başka sesin koşut çizgilerle katılması. Bu uyumlu şarkı söyleme biçimine de organımı adı verilir. Orga değgin bir sözcük olduğundan, insan seslerinin org benzeri bir yapılaşma ile çoğaltılması düşünülmüştür.
Org, 7. yüzyıldan sonra Kilise'ye girmiş ve insan seslerine eşlik ederek müziğe derinlik kazandırmıştır. Diğer anlamıyla organımı, seslerin organize edilmesi, birbirine uygunluğuna göre düzenlenmiş olmasıdır. Organımı yöntemi ile birden fazla ses anlayışı gelişmeye başlar. İlk deneylerde sesler, cantus firmus (temel ses) olarak adlandırılan Gregorius Ezgisi'ne koşuttur. Bu temel ses "tutan" anlamındaki tenere-tenor sözcüğüyle adlandırılır.
Ardından mutlaka bu çizgiye koşut kalmak kuralı kalkar ve ikinci ses diğer yönde yol alabilir. Örneğin, yalın ezgi inerken, eklenen ses çıkıcı olabilir. Sonra da ikinci ses giderek temel sesin altında değil, üstünde de yer alabilme özgürlüğüne kavuşur. İngiltere ve Fransa'da birbirlerine üçlü aralıkla bağlanan ikiz şarkılar gelişir. Zamanla içinde hiç Gregorius Ezgisi olmayan ve dindışı metinlerden oluşan conductus adlı ilk özgür biçimler ortaya çıkmaya başlar.
12. yüzyıldan 13. yüzyıla doğru müziği ve sanatı filizlendiren merkezler, şato, Kilise ve üniversite çevreleridir. Görsel sanatlarda derinlik ve perspektif olayının gündeme gelmesi, müzikte de benzer deneyleri etkiler. Müziğe derinlik kazandıran iki ya da daha çok sayıda ezgi çizgisinin orgunum yöntemiyle eşzamanlı olarak birleşmesi müzik sanatının perspektif kazanmasına ilk adımlardır. Çalgı ve insan sesinin aynı ezgiyi seslendirdiği heterephony de çoksesliliğe atılan bir adım olmuştur.
Çoksesliliğin (polyphony) gelişme süreci ortaçağı izleyen ve Rönesansa varan Gotik dönem içinde üç aşamada gerçekleşir: Notre-Dame Dönemi, Eski Sanat Dönemi ve Yeni Sanat Dönemi. Mimaride yüksek kuleli yapıları, özgün üsluplu katedralleri ve geniş meydanlarıyla anılan Gotik Çağ, müzikte de aynı döneme adını verir (1140-1440). Kilise 12. yüzyılda ilk kez çoksesli müziği koşullu olarak kabul eder. Çok sesle gelen süslemeler, tapınma törenindeki ciddiyeti incitmemelidir. Dinsel müzikte çokseslilik Paris'teki Notre-Dame Katedrali'nde başlar.
Notre-Dame, aynı zamanda tüm Avrupa müzik devriminin ilk kalesidir. 1160-1250 yılları arasında bu kilisenin çevresine toplanan müzikçiler, iki önemli besteci yetiştirir: Leonin (-1163-90) ve onun öğrencisi olan Perotin (-1160-1240). Gotik Çağ'da çoksesliliğin ilk gelişme gösterdiği bu dönem, Notre-Dame Dönemi olarak adlandırılır.
Notre-Dame Dönemi'ni izleyen Eski Sanat (Arş Anticjua) Dönemi, 12. yüzyılın ortasından 13. yüzyılın ortasına dek uzanır. Sonraki çağın yenilikçi aydınları tarafından bu çağa Eski Sanat adı verilmiştir. Bu dönemde ritim öğesi belli bir düzene oturtulur ve ölçülü ritim için yeni bir notalama dizgesi oluşur. 13. yüzyılın en önemli vokal müzik biçimi motet, bu dönemde ortaya çıkar. Dünyasal müzik besteleyen troubadour'lar da dinsel örnekler verirler. Örneğin: Adam de la Halle (-1250-1290) her iki alanda çoksesliliğe öncülük edip ilk motet örneklerini sunmuştur.
14. yüzyılda artık kilisenin tutuculuğuna dayanamayan besteciler geçimlerini sağlamak için saraya sığınmaya başlarlar. Böylece Fransa'da 14. yüzyılda gelişen müzik, dindışı özellikler taşır. Teknik açıdan armonik düzen belli bir tonal merkez oluşturmaya; ritmik çeşitlenmeler de zenginleşmeye başlar. Motet, artık iyiden iyiye güncel konuları içeren bir biçim olmuştur. Siyasal tartışmalar ve çeşitli törenlerde etkindir. Bu arada yeni biçimler de ortaya çıkar: Ballade, rondeau, virelai, caccia, madrigale (16. yüzyılın vokal madrigali ile karıştırılmamalı), hep üst iki devingen sese karşın yavaş adımlı bir alt, tenor sesten oluşan biçimlerdir.
Yeni Sanat Dönemi'ne özgü bir ritim kalıbı doğar: İzoritim. Notalar değişse de aynı ritmik hücrenin yinelenmesidir. Günümüzde minimal yöntem olarak adlandırılan ritmik tekdüzeliğin temeli, 14. yüzyılın bu gözde yöntemi olan izoritmik kalıplardır. Guillaume Dufay, Philippe de Vitry ve Guillaume de Machaut, melodik çizgiye aldırmaksızın, parçaya bütünlük kazandırmak amacıyla bu ritmik düzeni kullanırlar. Bu arada kanon, çoksesliliğin gelişmesinde bir başka teknik araç olarak doğar: İkinci sesin ilk sesi yankılamasıdır. 14. yüzyıl İtalyan müziğinde önemli bir yer tutar.
Yeni Sanat Dönemi'nin en önemli iki bestecisi Philippe de Vitry (1291-1361) ve Guillaume de Machaut (1300-1377) dur. Guillaume de Machaut hem ortaçağın şövalyelik ruhuna uygun hem de 15. yüzyılın Rönesans yeniliklerine açılan besteler yapmıştır. Dinsel yapıtlarının başında Notre-Dame Misscısı gelir. Dindışı pek çok moteti, yüzün üstünde Fransızca şarkısı vardır.
Machaut'nün müziği tıpkı Giotto (1266-1337)'nun resimleri gibi dinsel simgecilikten insancıl sıcaklığa uzanan bir adımdır. Philippe de Vitry Paris'te Sorbonne'da çalışmış, birkaç Fransız kralına danışmanlık yapmış, bir asker gibi savaşmış, bir diplomat olarak Avrupa saraylarında gezmiş ve Yeni Sanat Dönemi ile özleşmiş bir bestecidir. Fauvel, Philippe de Vitry'nin müziklediği bir gülmecedir. Kral 4. ve 5. Philippe'in yaşamlarını ve Avignon'daki yüce Papa sarayının çöküşünü alaya alır.
Paris'te 1310-1316 arasında yazılan Fauvel'in yazarları, saray görevlileridir. Harflerin her biri toplumun bir başka kötü alışkanlığını simgelemektedir: Dalkavukluk, nekeslik, döneklik, kötülük aşılamak, korkaklık ve şeytanlık gibi sözcüklerin baş harflerinin bitişip ürettiği isim, kargaşalar içindeki toplumun simgesel kahramanı olarak yüceltilir, sözde saygı duyulan bir yaratık haline getirilir.
Yeni Sanat Dönemi, bağnazlıktan Rönesansın yaşam coşkusuna doğru bir geçiştir. Bu dönemde pek çok yapıt, doğaya ilişkin (pastoral), önceki dönemlere göre daha hafif karakterde ve şiire dayalı özdedir. Caccia (kovalama, avlanma) tıpkı kanon gibi üst seslerin birbirini yansıtmasıdır. Genelde üçüncü bir ses, bu kovalamada yer almaksızın kendi bölümünü yavaşça sürdürür. Dinsel parçalardaki en alt sesin önemi, dindışı parçalarda en üst sese geçmiştir. Floransa'da Francesco Landini (1325-1397), başta org olmak üzere birkaç çalgıdaki ustalığı, güzel şarkı söylemesi ve şiirleriyle bu zamanın en bilge sanatçısı olarak değerlenmiştir. Sayıları yüzü aşan ballade biçiminde 2 ve 3 sesli çalışmalarında dans adımlarının coşkusunu ve neşeli ezgilerini duyurur.
İngiltere'de Arş Nova'nın en önemli bestecisi John Dunstable (1390-1453)'dır. Ortaçağ değerleriyle Rönesans sanatını birleştiren köprü bestecilerden biridir. Fransız ve İtalyan müziği ile kaynaşmış, zamana göre karmaşık bir teknikte lirik ezgiler kullanmıştır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://gothicportal.yetkin-forum.com
 
Gothic Müziğin Tarihçesi
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Gothic Community :: Gothic Dream :: Gothic İçerikler :: Gothic Müzikler-
Buraya geçin: